Kuantum fiziği ve moleküler biyoloji alanında çalıştığım için bu konuya akademik bir merakla yaklaşıyorum ama asıl endişem tamamen pratik. Son zamanlarda “Kuantum düşünce tekniği” adı altında satılan programların, çekim yasasını Planck sabiti ya da dolanıklık terimleriyle açıklamaya çalışan materyaller çok yaygın. Bilimsel açıdan bunların fizik literatüründeki karşılığı olmadığını biliyorum ama benim sormak istediğim daha somut: Bu tür pratiklerin uzun vadeli kullanılmasında nörobilimsel açıdan kanıtlanmış bir kalıcı hasar riski var mı? Yani sürekli “gerçekliği bilinçle yaratma” iddiasını içeren meditasyon/progrmlar, belirsizlik intoleransı ya da hasta dışı gerçeklik algısı (derealize benzeri) gibi durumları tetikleyebilir mi?
Ayrıca bu konuda hukuki/mühendislik sınırı açısından bir referans var mı? Yani bir kullanıcı bu yöntemleri günlük hayatında uygularken, özellikle kronik depresyon veya hafıza sorunları yaşayan bireylerde bilimsel tedavi yerine geçmesini beklemek ne düzeyde riskli? Deneyimsel/klinik veriye dayalı herhangi bir longitudinal çalışma gördünüz mü, yoksa tamamen anekdot seviyesinde mi duruyoruz? Konuyu sevenlerin paylaştığı “yan etkisi yok” iddialarının arkasında metodolojik olarak geçerli bir temel var mı, yoksa bu tamamen pazarlama dili mi?
🔬 Laboratuvar & Hesaplama Rigi: Memmert IN55 Doğal Taşınımlı Laboratuvar İnkübatörü | Linux Ubuntu Server | LAMMPS & Quantum ESPRESSO Hesaplama Platformu
📍 Bursa (İnegöl)
"Entropi daima artar, fakat bilgi düzen yaratır."